Türkler Belgeseli


Türk Dünyası hakkında kısa sunum. Türkler Belgeseli

Ve dediler ki bir gün; binlerce yil aldi senin yolculugun. “Ol” dendiginde canli, suyu emdi kuru topraga kök saldi, günesi emdi göge dal saldi. Insan akliyla övündügü gündü tarihin basladigi gün, aklini yönetenler o gün bir destan yazdilar. “TÜREYiS DESTANI” dediler adina, yazilari kitaplari yoktu ama isimleri vardi, diline geleni tasa kazimayi ögrendiginde tarih, ismini de yazdi.

Dag egildi de üzengi oldu asildik, çeligi pek tutacak suyumuz vardi. Toynaklarinda kivilcimli nallari atlarimizin, sagrilarinda çok bilisli ak kizlarimiz, oglanlarimizla bir oynasti pusatlarimiz, kisraklarimizda bir nakisli egerlerimiz, kopuzlarimizda iç çekisli türkülerimiz… Yol tuttuk, iz sürdük, yurtlandik… Destanin basinda OGUZ KAGAN’di adimiz. Gün dogumunu sirtlanip yürüyüverdik ATTiLA koyduk bu kez adini.

Bumin ve Istemi atalarindan birlik ögüdü görmüs Bilge ve Kültigin. Dirlikmis birligin ödülü: “Ben Tanri’dan olma Türk Bilge Hakan sözlerimi iyice isitin; önce siz kardeslerim, ogullarim, birlesik boyum ve ileride gün dogusuna, güneyde gün ortasina, geride gün batisina, kuzeyde gece ortasina kadar halkim. Türk milleti için gece uyumadim, gündüz oturmadim, kardesim Kültigin’le ölesiye, yitesiye çalistim, çabaladim. Halki ates ve su gibi birbirine düsman etmedim, çiplak halki giyimli kildim, fakir halki zengin kildim, güçlü devleti olandan, güçlü hakani olandan daha iyi kildim, Türk milletini düsmansiz kildim. Ey Türk milleti isit: ÜSTTEKi MAVi GÖK ÇÖKMEDiKÇE, ALTTAKi YAGiZ YER DELiNMEDiKÇE SENiN DEVLETiNi VE TÖRENi KiM BOZABiLiR!”

Çökmedi mavi gök, delinmedi yagiz yer, günes yakti topragi, günes yakti sulari. Bir lokmaya bin agiz açildi, bir yuduma ölüyorlardi. GÖÇ GÖÇ diye haykirdi kuslar, gün beyleri oturdu danistilar, bir susuz kara aygirlarina, bir sütü kesik analarina, bir meyve vermez agaçlarina, bir kiraç yere bakindilar… Su isterdiler; Tanrinin suyundan bir yudum su. Geçtiler ERGENEKON yolundan…

Yagmuru bulduklarinda uzun bir yoldan gelmislerdi, uzun bir savasa durdular, yagmurun sahibi vardi paylasmiyorlardi! Ben SATUK BUGRA HAN, el aldim atam Bilge Kül Kadir Han’dan, uzun yoldan yagmura geldim, yagmuru düsümde gördüm, dudaklarima serin serin degiverdi, alnimi bir aydinlik oksayiverdi, sordum kimsin? “Muhammed” deyiverdi, sehadetle… Yagmuru aldim paylastim, Alptim Alperen oldum, soyuma el verdim, soyuma yasami verdim. Rüzgarla kostu oklari, nefesle yetti atlari, yandim deyene vardilar, yetis deyene yettiler. Bir denizden bir denize, bir nehirden bir nehire at sürerek çogaldilar. El aldim SELÇUK atamdan uzun yoldan geldim, Malazgirt de durdum, ben ALPARSLAN HAN bir kilicim var belimde bir kisragim var altimda.

Ve dediler ki bir gün; Anadolu’da kivilcimlanan ates gürledi: “Selçuk atam hediyesi, Ertugrul babam emaneti, Domaniç yaylagima gelin, Sögüt kislagima gelin. Meger ki saraylar kurdunuz, meger ki saraplar içtiniz, meger ki atlaslar giydiniz, kan rengi yüzükler taktiniz, altin kabzalar kusandiniz Anadolu çilesinden… Ki biz; ki Kayi, beyleri Oguz’un, Anadolu’nun; toprak donumuzu giyeriz, demire su verir çalariz çeligi mermer otaginiza ÇÜN BiZ VAR iDiK ÇÜN BiZ VARIZ. Ben ERTUGRUL OGLU OSMAN, Anadolu beylerinin beyi Osman, hele gelin”

Sancaga hilali nakseden kim, denize karadan yürüyen kim, alevi semadan düsüren kim, çag açip çag kapayan, toy kurup tuglar diken, fethedip istanbul’u Türk kilan kim? Açtigimiz kapi bize mustulanmistir, kilidi kiran FATiH’e kutlular olsun.

Gün geldi dört yönden kusatildik, can evimizden vurmakti niyetleri, tirnaklarimizla yirttik bogazimiza uzanan pençeleri, kizil parmaklari kirip suya gömerken tarihe MUSTAFA KEMAL adini yazdik.

Ve dediler ki bir gün; dönüp geriye baktiginda meçhul gölgeler görmeyeceksin, yol yürünmüs, ayak izlerin kalmistir. Kurdun gölgesi batiya uzandiginda ayaginda zincir yüklü soydasimi anlattim ogluma, diline pranga vurulmus ozanlarin türküsü için hayir diledim, MANAS’i söylerken niye agliyorlar anlattim gücüm yettigince, Ergenekon niye yasak bir bir anlattim oralarda, baskomutanimin özgürlük askiyla hatirladim ata topraklarimi…

Ve dediler ki bir gün; kösebaslarindaki pusular günes altindadir, yol arkadaslarindan geride kalanlar da olacak, hala ayaklarina dolananlar da. Batiya çikan yolu yürüyüp gelen sensin, kuzeyde üsüyen, güneyde terleyen sensin, dogudan gelen de sen degimliydin?

Görüntü

Büyük Ekran İzle

Bookmark and Share

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: